Tüyler Ürperten Bir Mini Dizi : Chernobyl

Tüyler Ürperten Bir Mini Dizi : Chernobyl

Sizin de ağzınıza metal tadı geliyor mu ?

HBO’nun 5  bölümlük mini dizisi, henüz 3 bölümü yayınlanmış olmasına rağmen yaklaşık 60 bin oyla IMDB’nin en yüksek puanlı televizyon serileri listesinde tam 9.7 puanla zirveye oturdu. Listede Game of Thrones gibi 8 sezon süren ve tüm dünyanın takip ettiği bir dizi dahi 9.4 puanla 6. sıradayken Chernobyl’in bu başarısı çok konuşuldu.

Dizi Çernobil’de yaşanan büyük felaketi tüm çıplaklığıyla hiç çekinmeden gösteriyor ve tüyleri diken diken ediyor. Bu tarzı göz önüne alınacak olursa türüne belgesel-dizi dememiz sanırım yanlış olmayacaktır. Bir çok sahne kimi insanlar tarafından rahatsız edici bulunsa da,  dizideki bu çıplak dil bu olayların belki aynı şekilde belki de daha ağır travmalarla gerçek insanların başına geldiğini anımsatarak diziyi zirveye taşıyor.

İngiliz yapımı dizi, baş rollerinde Jared Harris, Emily Watson gibi ünlü İngiliz oyunculara ev sahipliği yapıyor. Dizinin İngilizce olması aldığı en büyük eleştirilerden biri. Fakat ben akış açısından bunu pek rahatsız edici bulmadım. Ayrıca belirli sahnelerde gerçek kesitlerden alınan Rusça sesler ( Pripyat’ın boşaltıldığı sırada verilen anons gibi ) daha sarsıcı  bir etki yaratıyor.

Olayla ilgili merakı Çernobil’de yaşanan bir nükleer reaktör patlaması, radyoaktif felaketin ardına geçmeyenler için oldukça bilgilendirici (Patlama 2000 sonrası yıllarda doğan nesil için pek bir şey ifade etmemiş, merak etmelerini sağlamamış olabilir mesela ) , felaketin tüm tarihi detaylarına hakim olanlar içinse çok tatmin edici ve buram buram kalite kokan bir yapım olmuş.

Dizide olay sırasında nöbetçi olan itfaiyecinin eşi Ignatenko’nun yaşadıklarına da yine tüm gerçekliğiyle yer veriliyor. Şimdinin edebiyat nobel ödüllü yazarı Svetlana Aleksiyeviç’in yaşadıklarına da (eşi nöbetçi itfaiyecilerden biri) çok benziyor. Aleksiyeviç bu öyküsünü aynı zamanda kitabı “Çernobil Duası“ında da birebir anlatıyor.

Dizinin kalitesini açığa çıkaran en etkileyici sahneler benim için; radyoaktif külleri kar tanesi sanarak oyunlar oynayan çocuklar, maske de taksa, koruyucu kıyafet de giyse öleceğini bilerek kendini feda eden madenciler, 25 yaşındaki baş mühendisin ve diğer kazazedelerin son anlarındaki fiziksel durumları..

Dizi Türkiye’de yayın hakları sahibi digitürk play ve be in connectten izlenebiliyor.

Dizide geçen sahnelerin dakikadan dakikaya metnini buradan inceleyebilirsiniz.

Peki diziyi bir kenara bırakırsak, Çernobil’de ne oldu ?

Detaylı araştırma görmek isterseniz, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın olayla ilgili raporuna  bu linkten ulaşabilirsiniz.

26 Nisan 1986’da Sovyetler Birliği’ne bağlı Ukrayna’da Çernobil nükleer enerji santralinde acil soğutma sisteminin devreden çıkarılması sonucu bir patlama meydana geliyor.Patlamanın arkasından 10 gün devam eden yangınla beraber çevreye tahmin edilemez derecede radyoaktif yayılım oluyor.(Özellikle iyodin ve sezyum radyoaktifleri) Kazanın büyüklüğü sovyetler tarafından önce kabul edilmiyor, daha sonra ise dünyadan gizlenmeye çalışılıyor. Fakat bin küsür km uzaklıkta, İsveç’te bir nükleer santralde farkedilen radyasyon seviyesi durumun farkedilerek dünyaya açılmasına sebep oluyor. Radyoaktif nedenli yangın üzerine kum, bor, kurşun dökülerek söndürülmeye çalışılıyor. Kazadan 1.dereceden etkilenerek en fazla 1 hafta hayatta kalabilen kazazedeler çinko tabutlarla gömülüp üzerlerine beton dökülüyor. Bölgede ve etrafında uzun yıllar boyunca binlerce insan kanserle savaşırken(karadeniz de dahil olmak üzere), radyoaktivite tetikli mutasyonlar sonucu bölgedeki bitki florası değişti.

Çernobil, radyoaktif iyodinin yarılanma ömrü sonlanana kadar yaşanmayacak halde kalacak. ( yaklaşık 30 bin yıl..)

Kaynak*



1 thought on “Tüyler Ürperten Bir Mini Dizi : Chernobyl”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *